Kapat
Gönderiliyor...
HAZ
24

Hollanda 2012

İstanbul Kültür Sanat Vakfı, Türkiye - Hollanda arasındaki diplomatik ilişkilerin başlamasının 400. yılının kutlandığı 2012 yılında, Hollanda'nın farklı şehirlerinde bir dizi etkinlik düzenledi. Klasik müzik, caz, sinema ve dans gibi farklı disiplinlerden olan bu projeler için Hollanda'da çeşitli kurumlarla ortak çalışmalar gerçekleştirdi.

SÖYLE, BEN SENİM-MEVLANA
Lucas Vis müzik direktörü 
Tessa Joosse video skenografı
VocaalLAB
Hezarfen Ensemble

1 Haziran 2012, Rotterdam Operadagen
"Hollanda Prömiyeri"
24 Haziran 2012, Aya İrini Müzesi
"Türkiye Prömiyeri"

Michael Ellison
Söyle Ben Senim

Rotterdam Operadagen Festivali, bu konserde, değerli bir işbirliğine imza atarak Hollanda-Türkiye diplomatik ilişkilerinin 400. yıldönümü kutlamaları kapsamında, günümüzün önemli bestecilerinden Michael Ellison’ın “Söyle, Ben Senim” adlı çağdaş müzik tiyatrosunun dünya prömiyerine ev sahipliği yaptı. Istanbul Müzik Festivali ile ortak olarak gerçekleştirdiği Mevlana Celaleddin Rumi ile onun gönül dünyasının rehberi Şems-i Tebrizi'nin ölümsüz hikâyesine dayanan bu proje, teatral, kültürlerarası ve müzikal klişeleri bir kenara bırakarak Mevlana'nın Şems ile ilişkisini yalın bir dil ve dolaysızlık içinde anlatıyor.

Michael Ellison’ın gelenekselliği aynı anda çağdaş ve klasik bir duyarlılıkla harmanlayan, özgün müzikal anlatısı, bu güçlü ve sürükleyici eserde doruk noktasına ulaşıyor. Bestecinin yapıtları bugüne kadar başta New York Youth Symphony olmak üzere Gaudeamus Festival, National Endowment for the Arts (ABD), Fulbright Foundation ve ASCAP gibi birçok kurum ve festival tarafından ödüllere layık görüldü.

VocaalLAB korosu, Hezarfen Ensemble ile Gunnar Brandt-Sigurdsson, Ekaterina Levental ve Arnout Lems’in katılımıyla sanatseverleri benzersiz ve yenilikçi bir deneyime davet eden “Söyle, Ben Senim” evrensel olduğu kadar çağdaş insanın durumu ile dokunaklı biçimde bağlantılı… "Söyle Ben Senim", günümüz kültüründe ne Doğu ne Batı kökenli, ancak aynı anda ikisinde de var olan, böylelikle Doğu-Batı ikiliğinin ötesine geçerek insanlığın kalıcı temel özelliklerini sorgulayan bir buluşma noktası, bir forum, yaratıcı bir çekicilik sunuyor: “Sen hepsinin içinde bir tane, söyle ben kimim? Söyle, ben senim.”

NORTH SEA CAZ FESTİVALİ’NDE TÜRKİYEDEN SANATÇILAR
"Encounter Turkey"
İstanbul Jazz Festivali ve North Sea Jazz Festivali işbirliğiyle
03-08 Temmuz 2012

3 Temmuz, Bimhuis, Amsterdam
Timuçin Şahin ile Eric Vloeimans ve Tyshawn Sorey

5 Temmuz, North Sea Jazz Roundtown Groundz, Rotterdam
Timuçin Şahin ile Eric Vloeimans ve Tyshawn Sorey
Ferit Odman Quartet ve Sean Jones
Baki Duyarlar Quartet ve Eric Vloeimans

6 Temmuz, North Sea Jazz Festival Yenisel, Rotterdam
Oğuz Büyükberber ile Simon Nabatov, Nils Wogram ve Tobias Klein
Hüsnü Şenlendirici ve Aytaç Doğan ile Dhafer Youssef Quartet

8 Temmuz, North Sea Jazz Roundtown Volga, Rotterdam
Erdem Helvacioğlu ve Per Boysen

North Sea Caz Festivali ilk defa Lahey'deki Nederlands Congresgebouw'de 1976 yılında gerçekleştirildi. Festivalin ilk günlerinde, altı mekanda üç yüz sanatçıyı ve yaklaşık dokuz bin ziyaretçi ağırladı. İlk yıl Sarah Vaughan, Count Basie, Dizzy Gillespie, Stan Getz gibi dünyaca ünlü caz efsaneleri yanı sıra Hollandalı avant-garde sanatçılar festivalde yer aldı. Festival, 2006 yılında şu an bulunduğu Rotterdam'a taşındı. Artık North Sea Caz Festivali dünyanın en büyük caz festivalleri arasında kabul ediliyor.

6-8 Temmuz 2012 tarihleri arasında düzenlenen festival, on üç farklı sahnede 150'den fazla performans sunarken 1000'den fazla müzisyene ev sahipliği yaptı.  Festival, 65.000'in üzerinde ziyaretçi ağırladı ve seyircilerine benzersiz bir deneyim yaşattı.

Festival bu yıl ise Hollanda ve Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 400. yılı kutlamaları çerçevesinde, çağdaş Türk müziğinin geniş yelpazesizinden bir seçki sundu. Türkiye'den farklı müzisyen ve toplulukların yer aldığı festivale katılan sanatçılar İstanbul Caz Festivali işbirliği ile belirlendi.

JULIDANS FESTİVALİ’NDE TÜRKİYEDEN SANATÇILAR

İlyas Odman ve Aslı Bostancı
06-07 Temmuz 2012, Podium Mozaek

Taldans
10-11 Temmuz 2012, Theatre De Melkweg

Dünyaca bilinen ve takdir gören uluslararası modern dans festivali Julidans Festivali, Temmuz'un ilk iki haftasında Amsterdam'daki çeşitli mekânlarda gerçekleşti. Festival, sektörün tanınan ve yükselmekte olan ulusal ve uluslararası dansçılarının, dans, tiyatro, müzik ve diğer disiplinlerin bir araya geldiği teatral koreografileri izleyicilere sunuyor. Julidans Festivali aynı zamanda Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Çin dahil olmak üzere, güncel sanatın Batı-dışı formlarını içeren bir program ile kendini farklı kılıyor. Julidans 2012, 3-14 Temmuz 2012 tarihleri arasında, Stadsschouwburg ve Amsterdam'daki diğer tiyatrolarda farklı kumpanya ve sanatçıları ağırlayacak.

Julidans Festivali'nde bu yıl Türkiye'den üç dans kumpanyası seyirciyle buluşuyor; İlyas Odman, Aslı Bostancı ve Taldans. Güncel dans, akrobasi, risk tekniği ve hareket tiyatrosu tekniklerini, taklitçi/ dışavurumcu danstan ziyade performans sanatına yakın bir sanatsal yapım yaratma amacıyla birbirine harmanlayan İlyas Odman, özgün bir dışavurumcu fiziksel tiyatro metodu arayışında olan bir dansçı ve koreograftır. 1984 doğumlu Aslı Bostancı, Centre National de Danse Contemporaine Angers'deki eğitimini bitirdikten sonra profesyonel dans hayatına devam ederek, 2010 yılından bu yana Michael Laub / Remote Control Company'de çalışmaktadır. 2003 yılında İstanbul'da Mustafa Kaplan ve Filiz Sızanlı tarafından kurulan Taldans ismini, içerisinde Mustafa Kaplan tarafından bir hareket-dans araştırma ünitesi kurulmuş olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin Tiyatro Araştırma Laboratuarı’ndan (TAL) alıyor.14 yıldır birlikte çalışan ikili son işleri için hafıza ile çalışmaya başladılar. Bu çalışma hafıza üzerine ya da hafıza hakkında değil, hafızayı öznel ama aynı zamanda ortak bir tarihi ziyaret etmeyi mümkün kılan bir keşfetme aracı olarak kullanıyor.
Julidans Festivali'nde İlyas Odman "Oggi Niente/Bugün Hiçbir şey", Aslı Bostancı "in between",  Taldans ise "Eskiyeni" isimli işlerini seyircilere tanıttı.

Bu etkinlik Hollanda ve Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 400. yılı kutlamaları kapsamında düzenleniyor. Etkinliğe katılan sanatçılar İstanbul Tiyatro Festivali (IKSV) işbirliğiyle seçildi.

TÜRKİYE-HOLLANDA ORTAK YAPIMLARI HAKKINDA TOPLANTILAR, PANELLER VE TÜRK SİNEMASINA BAKIŞ
27 Eylül- 1 Ekim 2012, Utrecht

Açılış Resepsiyonu: Restaurant Zindering, Stadschouwburg
Otak Yapım Paneli: The Festival Pavilion, Neude Square
Ortak yapım Toplantıları: Grand Hotel Karel V
Sinema Militans Konferansı: Blauwe Zaal, Stadschouwburg

İstanbul Film Festivali "Köprüde Buluşmalar" ve Hollanda Film Festivali “Hollanda Yapım Buluşmaları", Hollanda ve Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 400. yılı kutlamaları çerçevesinde ortak yapım toplantıları ve panellerden oluşan etkinliklerini bu iki ülkeye ithaf etmeye karar verdi. Hollandalı ve Türkiyeli film yapımcıları arasındaki kültürel ilişkileri geliştirmek ve ortak yapımları teşvik etmek amacıyla 27 Eylül ve 1 Ekim 2012 tarihleri arasında çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapıldı ve Hollanda Film Festivali “Hollanda Film Buluşmaları”nın 2012 yılındaki konuk ülkesi Türkiye oldu. Bu kapsamda İstanbul Film Festivali Direktörü Azize Tan, Köprüde Buluşmalar Yöneticisi Gülin Üstün ve önceden seçilen 3 film projesinin yapımcı ve yönetmenleri Festival Pavyonu’nda Hollanda Film Buluşmaları’na katıldı. İstanbul Film Festivali’nin ev sahipliği yaptığı açılış daveti sırasında misafirler Türkiyeli yapımcı ve yönetmenlerle tanışma fırsatı buldular. Türkiye’deki film endüstrisinin son 5 yılı ve prodüksiyon şartlarının tartışıldığı panele Türkiye’den çeşitli kurumların yöneticileri ve yapımcılar davet edildi. Cinema Militant Konferansı’na Semih Kaplanoğlu konuk konuşmacı olarak katıldı konferansa yönetmenin filmlerinden yapılmış bir seçkinin gösterimi de eşlik etti.

 

FRANSA’DA TÜRKİYE MEVSİMİ

Türkiye ve Fransa’nın Dışişleri ve Kültür Bakanlıkları’nın himayesinde; İKSV ve CulturesFrance’ın işbirliğiyle, 1 Temmuz 2009 – 31 Mart 2010 tarihleri arasında gerçekleştirilen Fransa’da Türkiye Mevsimi sona erdi. 9 ay boyunca Fransa’nın dört bir yanındaki etkinliklerle Türkiye'nin kültür-sanat alanındaki enerjisi, yaratıcılığı ve çeşitliliği Fransız kamuoyuna tanıtıldı.

Türkiye’de 2006 yılında düzenlenen “Fransız Baharı”nı takiben hazırlanan “Fransa’da Türkiye Mevsimi”, dokuz ay süresince Fransa genelindeki kültürel faaliyetler, eğitim alanında işbirliği projeleri ve ekonomik etkinliklerden oluşan yoğun bir programın ardından sona erdi. 6 Nisan Salı akşamı Paris’teki Versailles Şatosu’nda gerçekleştirilen ve Fransız Senatosu Başkanı Gérard Larcher ile Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde düzenlenen Müsenna gösterisi, Mevsim’in kapanış etkinliği oldu.

Aralarında yaklaşık yüz konferans ve bilimsel toplantının da yer aldığı altı yüzden fazla etkinlikle Türkiye, kültürel zenginliğini, yaratıcılığını ve çeşitliliğini; Fransa’yla güçlü ilişkilerinin uzun geçmişini ve modernliğini Fransız toplumuna tanıtma fırsatı buldu. Yüz yirmi yerel yönetimin aktif rol oynadığı bu geniş çaplı proje süresince Türkiye’nin modern yüzü ve çok yönlü, değişime açık, yenilikçi varlığı Fransız kamuoyuna tanıtıldı.

Düzenlenen etkinliklerin gördüğü büyük ilgi Mevsim’in yakaladığı başarının en büyük kanıtı oldu. Mevsim süresince gerçekleştirilen etkinliklerden Louvre Müzesi’nde düzenlenen “Topkapı’nın Kaftanları”, “Antik İzmir” ve “Hitit Medeniyeti” sergilerini bir milyon üç yüz bin kişi ziyaret etti. Grand Palais’deki “Bizans'tan İstanbul’a: İki Kıtanın Limanı” başlıklı sergiyi iki yüz elli bin, Yahudi Sanatı ve Tarihi Müzesi’nde düzenlenen “Kamondolar’ın İhtişamı” sergisini kırk bin sanatsever ziyaret etti. Lille’de düzenlenen “Boydan Boya İstanbul/İstanbul Traversée” sergisini yüz elli bin kişi ziyaret etti. Üç yüz bin müzikseverin katıldığı Technoparade’ın, yirmi bin kişinin katıldığı Nantes kentindeki 14 Temmuz kutlamalarının ve dört yüz kırk bin ziyaretçinin katıldığı Avrupa Eğitim Fuarı’nın onur konuğu Türkiye’ydi. Ekim ayında Eiffel Kulesi’nin Türkiye’nin renklerinde aydınlatılmasını sayısız dünya vatandaşı büyülenerek izledi. UTLS (Université de Tous les Savoirs) kapsamında düzenlenen on konferans, sekiz binden fazla Fransız katılımcının çağdaş Türkiye’yi yeni bir mercekten görmesine imkân verdi. İstanbul’un mimarlarına adanan “Kökler ve Kanatlar” programı yaklaşık üç buçuk milyon izleyiciye ulaştı. Her yaştan, her özellikte insana hitap eden etkinlikleriyle Mevsim, hem kamuoyu hem de medya nezdinde gerçek bir başarı yakalamış oldu.

Bu zengin program, dokuz aylık bir süreçte Türkiye’nin Fransa’daki vitrini olmakla yetinmedi; ortak yapımlara öncelik vererek, iki ülkenin sanatçıları ve kurumları arasındaki işbirliklerinden güç alarak sürdürülebilir çalışmalara imza attı. Lise ve üniversite öğrencileri ile öğretmenler ve akademisyenler arasında ilişkileri kuvvetlendirerek geleceğe yönelik ortak projeler geliştirilmesine imkân verdi; ekonomik alanda pek çok işbirliği projesine ivme kazandırdı.

Mevsim süresince gerçekleştirilen çağdaş sanat etkinlikleri vasıtasıyla genç Türk sanatçıların dinamizmi Fransa için büyük bir keşif oldu: Yönetmenler, yazarlar, müzisyenler, dansçılar, plastik sanatçılar, tasarımcılar ve fotoğrafçılar yetenekleri ve yüreklilikleri ile Fransız sanatseverleri şaşırttılar ve heyecanlandırdılar.

Mevsim sayesinde başlayan yakınlaşmanın önümüzdeki dönemde farklı alanlarda yeni işbirliklerine zemin oluşturması bekleniyor.

Ayrıntılı bilgi için: www.saisondelaturquie.fr

Fransa’da Türkiye Mevsimi kapsamında gerçekleşen etkinliklerle ilgili yüksek çözünürlüklü görseller için: www.iksvpress.com/fransa2009

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın kültürlerarası diyalog ve etkileşim platformunun güçlenmesi adına başlattığı yurtdışı projelerin 2009 ayağında Viyana’da iki etkinlik gerçekleştirildi. 10-11 Ekim 2009 tarihleri arasında, 2004’ten bu yana her yıl başka bir Avrupa kentinde tekrarlanmak üzere tasarlanan “Şimdi/Now” festivalleri kapsamında “Spot On: Turkey Now” Festivali, TC Dışişleri Bakanlığı ve TC Başbakanlık Tanıtma Kurulu desteği ve Viyana Konzerthaus ve İstanbul Kültür Sanat Vakfı işbirliğinde Viyana’da gerçekleştirildi. Her sene 5-6 haftalık bir dönemde gerçekleşerek yaklaşık 180.000’in üzerinde izleyiciye ulaşan, dünyanın en önemli kültür festivallerinden birisi olarak gösterilen Wiener Festwochen (Viyana Festivali) kapsamında ise, 2009 yılında İKSV işbirliğiyle gerçekleştirilmiş Türkiye’den kesitler sunan etkinlikler de sanatseverlerle buluştu.

Spot On: Turkey Now, Viyana (10-11 Ekim 2009)

Yirmiyi aşkın etkinlikten oluşan ve iki gün boyunca Konzerthaus’un tüm salonları ve Brunnenpassage’de gerçekleşen festival, Türkiye'nin kültürü ve insanlarının çeşitliliğine ışık tutmayı amaçlayan bir kültür festivali olma özelliğini taşıyor. “Spot On: Turkey Now” festivali için, Viyana Konzerthaus ile birlikte Türkiye’deki çeşitli kültürel kimlikleri, farklı müzik türlerini ve edebiyat ürünlerini kapsayan bir program oluşturuldu. Festival doğu-batı ekseninde şekillenen etkinliklerden oluşurken, günümüz Türkiye'sinden de farklı yaşam kesitleri sunarak, izleyicilerini Türkiye’yi kalıplaşmış düşüncelerden uzak ve taze bir bakış açısıyla görmeye davet etti.

Kültür alışverişini desteklerken iletişimi pekiştirme ve karşılıklı hoşgörüyü geliştirme görevini üstlenerek toplumlar arasında deneyimle sağlamlaşan bir köprü kurmayı hedefleyen bu festival kapsamında dünya müziğinden edebiyat ve dansa kadar çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi. Bu kapsamda genç yıldız kemancı Patricia Kopatchinskaja, Konzerthaus’ta verdiği çeşitli konserler ile izleyicilerin yakından tanıdığı Fazıl Say’ın keman konçertosu ile izleyici karşısına çıktı. Doron Rabinovici de Mario Levi ile birlikte, Levi’nin İstanbul Bir Masaldı adlı kitabından bölümler okumak üzere Konzerthaus’a geri döndü. Büyüleyici müziği ile dünyaca ünlü klarnet sanatçısı Selim Sesler ve topluluğu, Balkan ve Roman müziklerini yorumlayarak müzikseverlere keyifli anlar yaşattı. Ayrıca, Martin Grubinger, Ferhan & Ferzan Önder ve Leonhard Schmidinger eşliğinde, tıpkı Paul Hindemith gibi Avusturyalı besteci Joseph Marx’ın varisi olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e danışmanlık yapmış olan Béla Bartók’un iki piyano ve vurmalı çalgılar için sonatını seslendirdi.

Viyana Konzerthaus, festival kapsamında ilk defa Viyana’nın 16. bölgesindeki Yppenplatz’ta bulunan Brunnenpassage ile bir işbirliği gerçekleştirdi. Brunnenpassage Viyana’nın en renkli ve canlı bölgelerinden birinde bulunan ve farklı kültürlerin birlikteliğinden zenginleşen önemli bir kültür merkezi. Festival kapsamında da, Brunnenpassage ve Viyana Konzerthaus, iki etkinliği işbirliği içinde gerçekleştirdi. Cumartesi akşamları herkesi Brunnenpassage’de dansa çağıran, insanları soy, dil veya geçmiş ayrımı yapmadan bir araya getiren ve onların yaşanan ortak duygusal deneyimle bir birlik oluşturmalarını sağlayan "Saturdance" etkinliği, "Spot On: Turkey Now" festivali kapsamında 3 Ekim 2009’da Brunnenpassage’de, 10 Ekim 2009’da da Viyana Konzerthaus’ta gerçekleşti. Buna karşılık Brunnenpassage de 3 Ekim 2009’da Viyana Konzerthaus’un çok sevilen "Sing-Along" etkinliğine ev sahipliği yaptı. Türk kültüründen esinlenerek oluşturulan bu etkinlik 11 Ekim 2009’da da Konzerthaus’ta gerçekleştirildi.

Wiener Festwochen

Hem klasik hem de yenilikçi yapımlara yer verilen bu uluslararası festivalde, 1-8 Haziran 2009 tarihlerinde İKSV ve Wiener Festwochen ortak yapımı, sahne tasarımcısı Barbara Ehnes’in İstanbul Tarlabaşı’nda yaşayan travestilerin hayatını konu aldığı canlı video yerleştirmesi “Istanbul, Transgelinler” festival süresince her gün 6.00-22.00 saatleri süresince gösterildi. Uzun zamandır özgün insan portreleri ve hayat hikayeleriyle ilgilenen Barbara Ehnes, günümüzün en sıra dışı ve başarılı sahne tasarımcısı olarak kabul ediliyor. Bu yapım için Tarlabaşı’ndaki travestilerle çalışan Ehnes, hem liberal hem de muhafazakar toplumlarda yaşama savaşı veren bu insanların mücadelelerine ışık tutmaya çalıştı.

Sofokles’in en ünlü trajedyalarından biri olan Antigone'den uyarlanmış, Evridike'nin Çığlığı adlı oyun 6-7 Haziran 2009’da Şahika Tekand / Stüdyo Oyuncuları tarafından brut im Künstlerhaus’da sergilendi. Söz ve ışığın oluşturduğu bir koreografide 8 kadın ve erkek oyuncu sınırlı sayıda hareketten oluşan bir hareket dizgesinde oynayarak, çağdaş yaşamda bağımsız birer birey gibi gözükmelerine karşın önyargılar ve korkularla yaşayan çağdaş insan davranışını ifade ettiler. Özgün ve sıra dışı hikaye anlatımı teknikleriyle sergilenen oyun, izleyicilerden büyük beğeni topladı. Yönetmen, yazar ve oyuncu Şahika Tekand’ın 1988’de kurduğu Stüdyo Oyuncuları topluluğu, yıllardır sahnelediği oyunlarla dünyada özellikle de Avrupa'da en dikkat çekici tiyatro topluluklarından biri oldu.

Övül Avkıran ve Mustafa Avkıran (10+)’ın tasarladığı ve Mehmet Ali Alabora’nın oynadığı Muhabir 8 Haziran 2009’da brut im Künstlerhaus’da sergilendi. Mehmet Ali Alabora Muhabir'de, kendi hayat hikayesini sahnede sergileyerek hem kendi yaşamını hem de toplumsal yaşamı irdeledi. Seyircilerin oyuna katılımı ve sonrasında yapılan söyleşiler sayesinde de Mehmet Ali Alabora kendi hikayesi üzerinden seyircilerin de hikayeleriyle buluştu. 1995’ten beri beraber çalışan Övül ve Mustafa Avkıran, uluslararası platformda bağımsız yapıtlarıyla adlarından söz ettirmeye devam ediyor.

Bir Bakışta Türkiye, Yaşam Kültüründen Kesitler

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın 2004 yılında Doğu ile Batı arasındaki anlayış, diyalog ve etkileşim platformunun güçlenmesi adına başlattığı yurtdışı projelerinin 2008’deki duraklarından biri Viyana oldu.

4 Kasım 2008-1 Şubat 2009 tarihleri arasında Viyana’da gerçekleştirilen “Bir Bakışta Türkiye, Yaşam Kültüründen Kesitler” festivali için, temelini genç ve aslında epeyce eleştirel bir kuşağın gündelik yaşamından alan, bu yüzden de toplumsal değişimler ve dönüşümler konusunu işlemek zorunda olan bir kültürden yola çıkıldı.  

Festival programında, film, müzik, dans, karikatür, moda fotoğrafı, plastik sanatlar ve edebiyat alanında etkinlikler yer aldı. 4 - 25 Kasım 2008 tarihleri arasında Kunstraum Palais Porcia’da gerçekleştirilen “İndex. Günlük Hayatın İzinde” sergisine, Türkiye’de güncel sanat alanında çalışan sanatçılar Selim Birsel, Nermin Er, İnci Eviner, Extramücadele, Murat Morova, Ceren Oykut, Murat Şahinler ve Nalan Yırtmaç katıldı. Festival kapsamında ayrıca, Ahmet Polat’ın “Aramızdaki Aynada” başlıklı fotoğraf sergisi, “Sultanın Burnu” adı altında gerçekleştirilen Türkiye’den karikatürler sergisi ve Barış Aktınmaz, Ayten Alpun, Sedef Delen ve Emre Ünal’ın katıldığı “Biçimler & Manzaralar” başlığını taşıyan Türkiye’de moda fotoğrafçılığı sergisi düzenlendi.

 

4, 5 ve 6 Kasım 2008 tarihlerinde Kolektif İstanbul, Ayşe Tütüncü Trio ve Baba Zula, Viyana’nın üç farklı mekânında, geleneksel ve güncel müziğin örneklerini sunan konserler verdiler. Festivalde ayrıca, 5-9 Kasım 2008 tarihleri arasında, Filmhaus Kino Spittelberg’de film gösterimleri gerçekleştirildi. Gösterilen filmler arasında Çağan Irmak’ın Ulak, Semih Kaplanoğlu’nun Yumurta, Seyfi Teoman’ın Tatil Kitabı, Derviş Zaim’in Cenneti Beklerken ve Sırrı Süreyya Önder & Muharrem Gülmez’in Beynelmilel filmleri yer alıyordu. Festival programında, 6 Kasım 2008’de “Akıllı Deli” adı altında, Helmut Wittman, Mehmet Dalkılıç ve Franz Bernegger’in katılımıyla gerçekleştirilen Nasreddin Hoca öyküleri okundu. Festivalde ayrıca 3 Kasım 2008’de gerçekleştirilen “Saturdance” ve 8 Kasım 2008’de gerçekleştirilen “Taldans-Dolap” başlıklı dans etkinlikleri de yer aldı.

Avusturya Milli Eğitim, Sanat ve Kültür Bakanlığı, İstanbul Kültür Sanat Vakfı, T.C. Viyana Büyükelçiliği işbirliği ve T.C. Dışişleri Bakanlığı’nın desteği ile gerçekleşen festivalin proje küratörlüğünü Daniela Gregori ve Deniz Ova üstlendi.

TURKEY NOW, AMSTERDAM-ROTTERDAM (29 Ocak - 21 Nisan 2007)

İstanbul Kültür Sanat Vakfı ve Kulsan Vakfı işbirliğiyle düzenlenen Turkey Now Festivali, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı ve Buitenlandse Zaken/HGİS‘in destekleriyle 29 Ocak-21 Nisan 2007 tarihleri arasında Amsterdam ve Rotterdam’da gerçekleştirildi.

Festivalin açılışı 29 Ocak günü Concertgebouw büyük salonda Sezen Aksu ile Arjen Tien yönetimindeki Metropole Orkestrası'nın konseriyle başladı. Amsterdam Belediye Başkanı Job Cohen ve Lahey Büyükelçimizin de aralarında bulunduğu seçkin bir davetli topluluğunun katıldığı konsere Türk ve Hollandalı izleyiciler büyük ilgi gösterirdi. Hollanda basınının büyük ilgi gösterdiği konser yaklaşık 25.000’e yakın Türk ve Hollandalı izleyiciye ulaşmıştır.

Ankara Devlet Opera ve Balesinin Bahar Tangosu adlı eseri Muziekgebouw’da 7 Şubat günü sahne aldı. Salonu tamamen dolduran Türk ve Hollandalı izleyiciler tarafından büyük beğeni toplayan eserin üç parçadan oluşan her bölümü dakikalarca ayakta alkışlandı.

Fazıl Say’ın Hans Leenders’in şefliğindeki Rotterdam Filarmoni Orkestrasıyla Rotterdam’da De Doelen salonunda 20- 21 Nisan tarihlerinde verdiği iki konser toplam 4400 kişiye ulaştı. Lahey Büyükelçimizin de katıldığı iki konser de büyük beğeni topladı.

Caz kulübü Bimhuis’de 16 Şubat, 9 Mart, 10 Mart ve 31 Mart tarihlerinde gerçekleştirilen caz serisi büyük ilgi gördü. Bu konser kapsamında sahne alan Ayşe Tütüncü, Mercan Dede, İlhan Erşahin, Sibel Köse Türk cazını Avrupalı dinleyicilere tanıtırken tüm konserler kapalı gişe olarak gerçekleşti.

De Balie tiyatrosunda gerçekleşen tiyatro etkinlikleri kapsamında sahneye konulan, başrolünü Genco Erkal’ın üstlendiği Oyun Sonu adlı oyun izleyicilerden tam not aldı.

Melkweg isimli gece kulübünde yapılan rock konserleri Türk ve Hollandalı gençleri bir araya getirmesi açısından olumlu geçti. Özellikle Athena grubun konseri Hollandalı dinleyicilerden de çok ilgi gördü.

Şimdi Stuttgart (22-29 Kasım 2005)

2004 yılında Berlin'de "Şimdi Now" adıyla başlayan festival serisi, 2005 yılında "Şimdi Stuttgart" ile devam etti.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı ve Stuttgart Türk-Alman Forumu işbirliğiyle düzenlenen Şimdi Stuttgart Festivali TC Dışişleri Bakanlığı ve Kulturstiftung des Bundes’ destekleriyle gerçekleşti. Festivale Almanya’daki çeşitli kurumların yanı sıra Türkiye’den Akbank Kültür Sanat Merkezi ve Hürriyet Gazetesi katkıda bulundu.

Türkiye’de ve yurtdışında yaşayan Türkiyeli sanatçıları bir araya getiren Şimdi Stuttgart, sanatın farklı disiplinlerinden örneklerle zengin
bir geçmişten yola çıkıp bugünün dinamik ve çağdaş Türkiye’sine ulaşan bir etkinlik serisi olarak 8 gün boyunca 14 festival mekânında sanatseverlere; hip hop, caz ve rock müzikten klasik ve geleneksel müziğe kadar uzanan geniş bir yelpazede konserler, sergiler, tiyatro, dans, edebiyat sohbetleri ve film gösterimlerini kapsayan otuzun üzerinde etkinlik sundu.

Şimdi Stuttgart, piyanist Fazıl Say’a Hamburglu Ensemble Resonanz Orkestrası’nın eşlik ettiği Stuttgart Kültür ve Kongre Merkezi
Liederhalle’deki Açılış Konseri ile başladı. Dünyaca ünlü ney ustası Kudsi Erguner’in İstanbul Müezzinleri eşliğinde seslendirdiği “Goethe’nin Divân’ından Gazeller”; Ferhan ve Ferzan Önder kardeşlere İranlı hikâye anlatıcısı Parvis Mamnun’un eşlik ettiği “1001 Gece Masalları”, modern dansın Türkiye’deki öncülerinden Zeynep Tanbay’ın yeni koreografisi “Many Things”, doğuya özgü Sufi müziğini, elektronik müzikle ustaca bir araya getiren Mercan Dede festivalin favorilerindendi.

Genç piyano virtüözü Toros Can çağdaş müzikseverlerle buluşurken, Türkiye’nin önde gelen rock gruplarından Mor ve Ötesi, Türk asıllı Alman hip-hop kraliçesi Aziza A, ödüllü piyanist Gülden Gökşen’den özgün bir fusion projesi olan TürkiCaz, çalışmalarında kültürel çeşitliliği ön plana çıkaran Kardeş Türküler, geleneksel Türk enstrümanlarını elektronik öğelerle birleştirerek Türk Halk Müziğine yepyeni bir soluk getiren Baba Zula ve genç caz grubu Tamburada festivalin kulüp konserlerinde izleyicilerle buluştu ve büyük ilgi gördü.

Çağdaş dansçı ve koreograflar Mustafa Kaplan ve Filiz Sızanlı’nın Viyana’da büyük ilgiyle karşılanan “Dolap” ve “SekSek” ve yazar ve karikatürist Behiç Ak’ın sahneye koyup karikatürleriyle de tamamlayacağı “Fay Hattı” adlı gösteriler ise festivalin dikkat çeken diğer etkinliklerindendi.

Önceki yıllarda bahar aylarında gerçekleştirilen Türk-Alman Film Günleri de Şimdi Stuttgart festivali kapsamındaydı. Uğur Yücel’in Yazı Tura, Reha Erdem’in Korkuyorum Anne, Zeki Demirkubuz’un Masumiyet ve Yazgı gibi güncel Türk Sinemasının öncü filmlerinin yanı sıra, Yavuz Turgul’un “Muhsin Bey”i gibi Türk Sineması klasiklerinin gösterildiği programda Ferzan Özpetek ve Fatih Akın’ın filmleri de yer aldı. Film gösterimlerine Uğur Yücel, Işıl Yücesoy ve Olgun Şimşek katılarak seyircilerin sorularına cevap verdiler.

Şimdi Stuttgart kapsamında Stuttgart Edebiyat Evi (Literaturhaus Stuttgart) katkılarıyla gerçekleşen Türk-Alman Edebiyat Geceleri ise Türk ve Alman edebiyat dünyasının önde gelen isimlerini ağırlayarak büyük ilgi topladı. Tanınmış şair ve yazarların üç gece boyunca yapıtlarından bölümler okudukları söyleşilere Feridun Zaimoğlu, Emine Sevgi Özdamar, Thorsten Becker, Yeşim Dorman, Friederike Groß, Georg Klein, Ahmet Ümit, Uwe Kolbe, Bejan Matur ve Nazan Karanis gibi isimler katıldı. Ayrıca, Literarisches Colloquium Berlin’in katkılarıyla yazarlar için düzenlenenmiş olan müzik eşliğindeki sohbet ve tartışma ortamları da Türk ve Alman yazarların birbirlerini daha iyi tanımalarına olanak sağladı.

Fotoğraf sanatçısı Muammer Yanmaz, siyaset bilimci Selen Akçalı’nın koordinatörlüğünde gerçekleştirdiği “40 İstasyon Paris” adlı sergi ile festivale katılan bir diğer sanatçıydı. Stuttgart Fransız Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluşan sergide, Paris’te yaşayan 40 Türk sanat, kültür ve bilim insanının Paris metrosunda çekilmiş fotoğrafları sunuldu.

TÜRKLER: BİN YILIN YOLCULUĞU, 600-1600

Londra Kraliyet Sanat Akademisi, 2005 yılının 22 Ocak-12 Nisan tarihleri arasında "Türkler: Bin Yılın Yolculuğu, 600 - 1600" adıyla bir sergi açtı. Zengin Türk kültürünü tüm dünyaya tanıtan sergi, 262 bini aşan rekor sayıda ziyaretçiyi ağırladı.

Sergide, M.S. 600 ile M.S. 1600 yılları arasındaki bin yıllık döneme ve Türk kültürlerinin gelişim sürecine tanıklık eden 350 eser ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.

Eserlerin büyük bir çoğunluğu İstanbul'daki Topkapı Sarayı Müzesi ile Türk ve İslam Eserleri Müzesi'nden getirildi.

Ayrıca, Berlin Devlet Müzesi, Paris'teki Louvre Müzesi, New York Metropolitan Sanat Müzesi, Londra Victoria & Albert Müzesi ile British Museum, Viyana'daki Güzel Sanatlar Müzesi ve St Petersburg'daki State Hermitage Müzesi'nden de getirilen birçok değerli eser sergide yer aldı.

"Türkler : Bin Yılın Yolculuğu, 600 - 1600" sergisi, İstanbul Kültür Sanat Vakfı'nın lojistik ve planlama desteği ve Akkök Şirketler Grubu, Access Industries (İngiltere), Çolakoğlu Grubu, Friends of the Royal Academy ile Royal Academy Trust bağışçılarının destekleriyle gerçekleştirildi.

Küratörler:
Filiz Çağman (Topkapı Sarayı Müzesi Müdürü)
Nazan Ölçer (Sakıp Sabancı Müzesi Müdürü)
David Roxburgh (Harvard Üniversitesi İslam Sanatları Profesörü)
Norman Rosenthal (Kraliyet Sanat Akademisi Sergi Sekreteri)
Adrian Locke (Kraliyet Sanat Akademisi Sergi Küratörü)

Ayrıntılı bilgi için: www.turks.org.uk

Royal Academy of Arts / Basın Ofisi
Susie Pickering veya Christina Freyberg
Tel: +44 20 7300 5615/5614 Faks: +44 20 7300 8032
e-posta: press.office@royalacademy.org.uk

Ana Sponsorlar:

 

 

Sponsor: LASSA

Bozar Türkiye Festivali

Çağdaş Türkiye'nin sanatın farklı alanlarındaki zenginliklerinin sergilendiği Bozar Türkiye Festivali 6 Ekim 2004 - 16 Ocak 2005 tarihlerinde, TC Dışişleri ve Kültür ve Turizm Bakanlıkları ile Belçika Dışişleri, Dış Ticaret, Kalkınma ve İşbirliği Bakanlığı'nın katkıları ve İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı'nın işbirliğiyle Brüksel'de düzenlendi.

Mutlu bir buluşma

Türkiye... Doğu ve Batı arasında bir kültür beşiği... Coğrafi konumu sayesinde senelerce bir çok medeniyetin buluşma noktası olmuş bu ülke, bugün 72’den fazla farklı kültürel topluluğa da ev sahipliği yapmaktadır. Geleneksel ve modern unsurların birarada yaşadığı Türkiye’de, kadınlara seçme ve seçilme hakkı 1934 yılında tanınırken, Belçika’lı kadınlar 14 yıl daha beklemiştir.

Uzun yillardan beri Türkiye, Avrupa yolunu seçmiş olup Avrupa Birliğine adaylığı konusu ile gündemin başına oturmuştur. Hiç şüphesiz Palais des Beaux-Arts faaliyetlerini siyasetten uzak, kültür odaklı yürütmektedir. Bu tarihi sergi ile, çok renkli festival ve kolokyum ile çağdaş Türkiye’nin zenginliklerini gözler önüne sererek farklılıklara saygılı, yepyeni ve hoş bir buluşma sağlamayı arzulamaktayız. Bu, bizim Avrupa kültür merkezi olarak üstlendiğimiz en başta gelen görevimizdir.

Paul Dujardin
Palais des Beaux-Arts Genel Müdürü

www.bozar.be
Telefon: + 32 (0)2 507 82 00
E-mail: info@bozar.be

Şimdi Now, Berlin (27 Ağustos-4 Eylül 2004)

2004 yılında Berlin'de "Şimdi Now" adıyla başlayan festivaller, 2005 yılında "Şimdi Stuttgart" ve 2007 yılında Amsterdam ve Rotterdam'da düzenlenen "Turkey Now" ile devam etti.

Zaman ve mekânda bir keşif yolculuğu yapmayı hedefleyen festivaller; klasik müzikten popüler müziğe, dünya müziğinden yeni müzik türlerine, geleneksel sanattan çağdaş sanata uzanan, zengin bir geçmişten yola çıkıp bugünün dinamik ve çağdaş Türkiye'sine ulaşan bir yolculuk olma özelliği taşıyor.

İlk durak olan Şimdi Now, 2004 yılında sanatseverlere 9 gün boyunca Berlin'in önde gelen 20 mekânında konserlerden, sergilere, tiyatro ve danstan komedi gösterilerine, konferanslardan film gösterimlerine uzanan 50'ye yakın etkinlik sundu.

Berlin bu festivalle, Avrupa'nın en dinamik ve zengin kültürlerinden birini daha tanıma olanağı buldu. Geleneksel olanla yenilikçi olanı mizah yoluyla ve neşeli bir üslupla buluşturan yaratıcı bir potansiyeli yansıtan festival programı, Doğu ve Batı kültürleri arasındaki canlı ve sürekli etkileşimi içinde barındıran Türk kültürünün bu en belirleyici özelliğini ortaya koymayı başardı.
 

 

Programın doruk noktasını, Tarkan'ın Arena'daki konseri, Sertab Erener ve Sezen Aksu'nun Tempodrom'daki konserleri, Fazıl Say'ın Sertab Erener ile Konzerthaus'da gerçekleştirdiği proje, Güher ve Süher Pekinel'in Paavo Järvi yönetimindeki Die Deutsche Kammerphilharmonie Bremen ile verdiği konser ve ayrıca Ferhan ve Ferzan Önder ile Toros Can'ın Philharmonie'deki resitalleri oluşturdu.

 

Bunların yanı sıra, Tränenpalast'ta caz ustası ve perküsyoncu Burhan Öçal'ın Trakya All Stars ve Paco de Lucia ile konseri, çok yönlü bir müzisyen olan besteci ve DJ Mercan Dede performansı, İlhan Erşahin'in Wax Poetic projesi ve Sultan Tunç'un Aziza A. ve Eastenders ile verdiği konserleri de saymak gerekiyor.

Neuhardenberg Şatosu'nda gerçekleştirilen "Avrupa nereye kadar gidebilir?" başlıklı konferans ile Türkiye Cumhuriyeti'nin Avrupa Birliği'ne katılımı meselesi masaya yatırıldı. Ödüllü çağdaş Türk yönetmenlerin Türkiye'de gösterilmiş ve şimdiye dek Berlin'de henüz gösterime girmemiş olan bir dizi filmi Arsenal Sineması'nda izleyicinin beğenisine sunuldu. Literarisches Colloquium Berlin'de Almanya'nın henüz keşfetmediği yazarlar eserlerinden bölümler okudular. Ayrıca, Alman-Türk Stand-up sanatçıları özel hazırladıkları programlarıyla Werkstatt der Kulturen'da seyircilere neşeli dakikalar yaşattılar.

 

İlk kez 2003 yılında sahnelenen ve bir Tanztheater Wuppertal-Pina Bausch ve İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı ortak yapımı olan, Pina Bausch'un İstanbul üzerine hazırladığı Nefes isimli yapıtı Rosa-Luxemburg-Platz'daki Volksbühne'de sergilendi.